İçeriğe geç

Milletvekili Özkan’dan Avrupa Parlamentosu’nun 2025 Türkiye Raporu’na Sert Tepki

TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi ve AK Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından kabul edilen 2025 Türkiye Raporu’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özkan, söz konusu raporun Türkiye ve dünya gerçeklerinden uzak, önyargılı ve siyasi saiklerle kaleme alınmış bir metin olduğunu belirterek, raporu içerik ve yöntem bakımından kabul etmediklerini ifade etti.

Haber Merkezi
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: Haziran 18, 2026 - 16:59:47 Güncelleme: Haziran 18, 2026 - 16:59:48

Avrupa Parlamentosu’nun Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden insani felaket karşısında etkili bir tutum ortaya koyamadığını vurgulayan Özkan, buna rağmen tüm enerjisini Türkiye’ye yönelik eleştirilere ayırmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Gazze’de on binlerce insanın hayatını kaybettiğini, yüz binlerce kişinin yaralandığını ve milyonlarca insanın yerinden edildiğini hatırlatan Özkan, “İnsan hakları, özgürlükler ve demokrasi konusunda ortaya koyduğu müktesebatı yok sayan Avrupa Parlamentosu’nun böylesine vahim bir tablo karşısında sessiz kalırken Türkiye’ye yönelik ağır bir dil geliştirmesi anlaşılır değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllardır dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” çağrısının bugün daha da anlam kazandığını belirten Özkan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin reform ihtiyacının ve uluslararası sistemin krizlere çözüm üretmekte yetersiz kaldığının açıkça görüldüğünü ifade etti.

“Bu Bir Rapor Değil, Siyasi Bir Beyandır”

Avrupa Parlamentosu’nun hazırladığı metnin rapor niteliği taşımadığını söyleyen Özkan, “Türkiye’yi terör örgütlerinin söylemleri, marjinal çevrelerin iddiaları ve ideolojik yaklaşımlar üzerinden değerlendiren bir anlayışla hazırlanan bu metin; ne Avrupa’nın güvenliğine, ne bölgesel istikrara ne de Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine katkı sunmaktadır” ifadelerini kullandı.

Özkan, Avrupa Birliği’nin geçmişte dünyaya umut veren genişleme vizyonundan uzaklaştığını belirterek, marjinal yapıların etkisinde kalan bir statükoya teslim olduğunu söyledi.

“Türkiye’nin Stratejik Rolü Görmezden Geliniyor”

Türkiye’nin güçlü demokrasisi, köklü kurumları, bağımsız yargısı ve etkin dış politikasıyla bölgesel ve küresel ölçekte söz sahibi bir ülke olduğunu dile getiren Özkan, raporun bu gerçekleri görmezden geldiğini kaydetti.

Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğinden enerji arzına, düzensiz göçle mücadeleden bölgesel istikrara kadar birçok alanda kritik rol üstlendiğini ifade eden Özkan, “NATO’nun en güçlü ordularından birine sahip, enerji koridorlarının merkezinde yer alan ve milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yaparak Avrupa’nın güvenliğine katkı sunan Türkiye’nin bu katkılarını yok sayan bir yaklaşım hakkaniyetli değildir” dedi.

Mavi Vatan ve Kıbrıs Vurgusu

Raporda Mavi Vatan politikası, Kıbrıs meselesi ve Doğu Akdeniz’e ilişkin değerlendirmelere de tepki gösteren Özkan, Yunanistan’ın maksimalist taleplerine verilen desteğin ve Kıbrıs konusundaki tek taraflı yaklaşımın raporun taraflı niteliğini ortaya koyduğunu söyledi.

Terör örgütlerinin ve Türkiye karşıtı çevrelerin söylemlerine alan açan anlayışın yapıcı diyaloga değil ayrışmaya hizmet ettiğini belirten Özkan, bağımsız Türk yargısına yönelik eleştirilerin ve devam eden hukuki süreçlere dönük siyasi müdahale girişimlerinin de kabul edilemez olduğunu ifade etti.

“Türkiye Egemenlik Haklarından Taviz Vermez”

Avrupa Parlamentosu raporunda bir Türk bakanının doğrudan hedef alınmasını ve yaptırım çağrılarının yer almasını eleştiren Özkan, bunun hem evrensel hukuk ilkeleriyle hem de devletler arası saygı anlayışıyla bağdaşmadığını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yargı süreçlerini kendi kurumları eliyle yürüttüğünü vurgulayan Özkan, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, içeride vesayet girişimlerini nasıl bertaraf ettiyse, dışarıdan gelecek her türlü baskı karşısında da aynı kararlılığı gösterecektir” diye konuştu.

“Türkiye-AB İlişkileri Karşılıklı Saygı Temelinde İlerlemeli”

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve ortak çıkar temelinde yapıcı diyaloğu savunmaya devam edeceğini ifade eden Özkan, Avrupa kurumlarının da ön yargılar yerine gerçekleri, siyasi saikler yerine hakkaniyeti esas alan bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini söyledi.

Hiçbir kurumun veya çevrenin Türkiye’ye demokrasi, hukuk ve insan hakları söylemleri üzerinden siyasi vesayet kurmasına müsaade etmeyeceklerini belirten Özkan, Türkiye’nin köklü devlet geleneği, güçlü kurumları ve millet iradesiyle bölgesinde ve dünyada barışın, istikrarın ve adaletin teminatı olmaya devam edeceğini vurgulad

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir