Eğitim-İş’ten enflasyon farkı tepkisi: Kağıt üzerinde var, cebimize yansımıyor!
Eğitim-İş Denizli 2 No’lu Şube Başkanı Gökhan Okulu, memur ve memur emeklilerinin maaş artışlarında kullanılan toplu sözleşme ve enflasyon farkı mekanizmasının gerçek bir kazanım sağlamadığını belirterek, sistemin reel gelir kaybına yol açtığını vurguladı. Okulu, kamuoyunda yüksek oranlar gibi görünen zamların hesaplama yöntemi nedeniyle yanıltıcı olduğunu ifade etti.

2025 yılının ikinci altı ayında enflasyon yüzde 12,19 olarak gerçekleşti. Emekliler bu oranı doğrudan alırken, memurlar için yüzde 5’lik toplu sözleşme zammı enflasyon farkından düşüldü ve kalan kısma yaklaşık yüzde 11 eklenerek toplam yüzde 18,6 artış sağlandı. Gökhan Okulu, bu görünümün geçici olduğunu, enflasyon farkının aslında zam değil, erozyonun telafisi olduğunu belirterek asıl sorunun Temmuz 2026’da ortaya çıkacağını söyledi.
TEMMUZ 2026’DA REEL KAYIP KAÇINILMAZ
2026’nın ilk yarısı için verilen yüzde 11’lik toplu sözleşme zammı, Temmuz enflasyon farkı hesabında önce düşülecek, kalan farka yaklaşık yüzde 7 eklenecek. Bu yapı nedeniyle memurlar enflasyonun altında artış almak zorunda kalacak. Okulu, Ocak’taki “avantaj”ın Temmuz’da açık bir reel kayba dönüşeceğini, sistemin enflasyonu önlemek yerine telafiyi geciktirerek kaybı biriktirdiğini vurguladı. Kasım (yüzde 0,87) ve Aralık (yüzde 0,89) aylarındaki düşük enflasyonun 6 aylık farkı sınırladığını, ancak 2026 başında beklenen yüksek aylık enflasyonların çalışanları korunmasız bıraktığını ifade etti.
VERGİ DİLİMLERİ SORUNU YAPISAL TERCİH HALİNE GELDİ
Başkan Okulu, ücretlilerin en büyük sorunlarından birinin vergi dilimlerinin dar tutulması olduğunu belirtti. 2025’te yüzde 15’lik ilk dilim 158 bin TL iken, 2026’da 190 bin TL’ye çıkarıldı. Ancak bu artış, yüzde 25,49’luk yeniden değerleme oranının gerisinde kaldı. Sonuçta ücretliler yılın üçüncü ayında yüzde 20, altıncı ayında yüzde 27’lik dilimlere geçerek zamlarının önemli kısmını vergiyle kaybediyor. Okulu, yüzde 15 dilimde sabitlenmesi gerektiğini savunarak, bu durumun uzun süredir devam eden yapısal bir tercih olduğunu söyledi.
Gökhan Okulu, ücretler, vergilendirme, enflasyon telafisi, çalışma güvencesi ve emeklilik sisteminin artık birbirine bağlı politika alanları haline geldiğini belirterek, Eğitim-İş olarak yoksulluk ve güvencesizliğe karşı insan onuruna yaraşır yaşam ve çalışma koşulları için mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.