İçeriğe geç

Çal’da üzüme adanan İlk sempozyuma yoğun ilgi

Çal Bağ Yolu tarafından, Çal Kaymakamlığı, Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Çal Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen ilk Çal Karası Sempozyumu, Çal Gençlik Merkezi’nde gerçekleşti. Salonun gün boyunca tamamen dolu olduğu sempozyumda, Çal Karası üzümü; tarih, bağcılık, önoloji, turizm ve bölgesel kalkınma başlıklarıyla çok yönlü biçimde ele alındı.

Haber Merkezi
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: Haziran 24, 2026 - 16:04:15 Güncelleme: Haziran 24, 2026 - 16:04:15

Denizli’nin köklü bağcılık merkezlerinden Çal, ilk kez kendi yerel üzümü Çal Karası’na adanan kapsamlı bir sempozyuma ev sahipliği yaptı. Akademisyenleri, bağcıları, önologları, turizm profesyonellerini, sektör temsilcilerini, yerel halkı ve basın mensuplarını bir araya getiren Çal Karası Sempozyumu, bölgenin bağcılık hafızasını ve gelecek potansiyelini görünür kılan önemli bir buluşma oldu. Sempozyumda öne çıkan temel mesajlardan biri, Çal Karası’nın yalnızca yerel bir üzüm çeşidi olarak değil, Çal’ın marka kimliğini taşıyan güçlü bir sembol olarak değerlendirilmesi gerektiğiydi. Bölgenin yüksek rakımı, canlı asiditeyi destekleyen iklim yapısı, köklü bağcılık geleneği ve üreticilerin iş birliği kültürü, Çal’ın önoturizm açısından taşıdığı potansiyeli daha görünür kıldı.

Sunumunu Vino-Marketing ve Önoturizm Danışmanı, Çal Bağ Yolu Marketing Koordinatörü Seray Kocaemre’nin, yönetimini Kuzubağ’ın kurucularından Aslı Kuzu’nun gerçekleştirdiği sempozyuma alan sınırından ötürü yaklaşık 130 kişi alındı, önceden kayıt yaptırmayan Çal Karası meraklıları kapıda kuyruk oluşturdu. Çal Gençlik Merkezi’ndeki salon gün boyunca dolu kalırken, katılımcılar Çal Karası’nın geçmişten bugüne uzanan hikâyesini konunun uzmanlarından dinleme fırsatı buldu. Sempozyuma Denizli Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkanvekili Ali Marım, Çal Belediye Başkanı Ahmet Hakan, Bekilli Belediye Başkanı Önder Demir ve ilgili kurum temsilcileri de katıldı.

Üzümün kadim yolculuğu Çal’dan okundu

Sempozyumun ilk oturumu, Çal’daki bağcılığın tarihsel yolculuğuna ayrıldı. Prof. Dr. Celal Şimşek moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda; Prof. Dr. Erim Konakçı, Prof. Dr. Fulya Dedeoğlu ve Doç. Dr. Ahmet Uhri, üzümün bu coğrafyadaki kadim izlerini arkeoloji, kültür tarihi, gıda ve bağcılık perspektiflerinden ele aldı. Aşağıseyit Höyük’te bulunan 3.500 yıllık üzüm çekirdekleri, Ekşi Höyük’ün bölgenin erken tarım topluluklarına ışık tutan bulguları ve Çal’ın Ortaköy Mahallesi’nde yer alan, henüz kazı çalışmalarına başlanmamış Dionysos’un şehri Dionysopolis, oturumun dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.

İkinci oturumda Çal Karası, bağcının gözünden değerlendirildi. Prof. Dr. Ahmet Altındişli moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; Doç. Dr. Burçak İşçi, Çal’ın köklü bağcılarından Ömer Ayhancı, Dr. Öğr. Üyesi Aysel Yeşilyurt Er ve Huriye Özener, Çal Karası’nın bağdaki durumunu, yaşlı bağların korunmasını, sürdürülebilir bağcılığı, üreticinin karşılaştığı tehditleri ve fırsatları ele aldı. Küresel iklim değişikliğiyle birlikte değişen üretim koşullarına karşı Çal Karası’nın dayanıklılığı, yaşlı bağların ve geleneksel goblet terbiye sisteminin önemi, köylünün katma değerli üretimdeki rolü, klon seleksiyonu çalışmaları ve coğrafi işaret süreçlerinin bölge için yaratabileceği değer panelin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir