İçeriğe geç

GAR KATLİAMI KURBANLARI ANILDI

10 Ekim 2015’te Ankara’daki barış ve demokrasi mitingine yönelik IŞİD’in canlı bomba saldırısında yaşamını yitiren 104 yurttaş için anma töreni düzenlendi. Demokratik kitle örgütleri, siyasi parti temsilcileri, yurttaşların katıldığı anma kapsamında Çınar Meydanı’nda saygı duruşu yapıldı.

Haber Merkezi
Twitter Facebook WhatsApp Telegram
Yayınlanma: Ekim 12, 2026 - 11:23:15 Güncelleme: Ekim 12, 2026 - 11:23:16

‘Emek, Barış ve Demokrasi’ mitingine IŞİD tarafından gerçekleştirilen ve 104 kişinin yaşamını yitirdiği, 500’ün üzerinde insanın yaralandığı 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçti.

Katliamda yaşamını yitirenleri anmak için Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)’un  çağrısıylaÇınar Meydanı’nda  bir araya gelenler katliamda yaşamını yitirenleri andılar. Anmaya bazı siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri ve sendikalar katıldı. Basın açıklamasına katılanlar sık sık “10 Ekimi unutma, unutturma”, “Ankara katliamın hesabı sorulacak” diye slogan attılar.

Saygı duruşunun ardından basın açıklamasını DİSK, KESK, TMMOB adına KESK dönem sözcüsü Serkan Deniz Özkan okudu.

Özkan,  11 yıl önce, 10 Ekim 2015’te bu ülkenin dört bir yanından; savaşa karşı barışı, sömürüye karşı emeğimizin hakkını, baskıya karşı demokrasiyi savunmak için Ankara Garı önünde buluştuklarını ifade ederek, “IŞİD’in gerçekleştirdiği çifte bombalı saldırı sonucunda 104 arkadaşımızı, yoldaşımızı, canımızı yitirdik. 500’den fazla arkadaşımız yaralandı. Aradan 11 yıl geçti; acımız ilk günkü kadar taze, öfkemiz ilk günkü kadar diri” diye konuştu .

“10 EKİM’DE YİTİRDİĞİMİZ CANLARIN BARIŞ ISRARININ TAKİPÇİSİYİZ”

10 Ekim’in, yalnızca bir katliam olmadığını ifade eden Özkan, “ Bu katliam; bu topraklarda barışı kalıcı kılmak isteyenlere, savaşın değil müzakerenin, silahın değil diyaloğun egemen olmasını isteyenlere yönelik alçakça bir saldırıdır. Aynı zamanda emeğinin hakkını isteyen, eşit, özgür ve demokratik bir ülkede yaşamak isteyen herkesin iradesine yönelmiş bir saldırıdır.

O gün katledilenler, savaşa karşı barışın sesini yükseltmek için oradaydı. Onlar biliyordu ki barış, yalnızca silahların sustuğu bir çatışmasızlık hâli değildir; adaletin, eşitliğin ve bir arada kardeşçe yaşama iradesinin adıdır. Demokrasinin, eşit yurttaşlığın ve toplumsal adaletin tesis edilmediği bir barış, eksik ve kırılgan bir barıştır. Bizler, 10 Ekim’de yitirdiğimiz canların barış ısrarının takipçisiyiz.” Dedi.

“KALICI VE ONURLU BARIŞ İÇİN MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Özkan, ülkenin bugün, onlarca yıldır süren bir çatışmanın sona ermesi için yeniden tarihî bir eşiğin önünde olduğunu belirterek, “Silahların bırakılması ve çatışmaların durması yönünde atılan adımları ülkemizin demokratik geleceği açısından önemsiyoruz. Ancak çok iyi biliyoruz ki; gerçek ve kalıcı barış, yalnızca silahların susmasıyla kurulamaz. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün kuruluşundan bu yana taşıdığı temel ilke, barış umudunun gerçeğe dönüşmesinin yolunu ortaya koymaktadır.

Kürt sorunu özelinde kalıcı barış, inkâr ve güvenlik politikalarıyla değil; demokratik siyaset zemininde, eşit yurttaşlık ve temel haklar temelinde mümkündür. Barış, sadece bir güvenlik meselesine indirgenemez; barış, demokratik ve eşitlikçi bir toplumun inşa sürecidir. Bu sürecin kapsayıcı olması ve toplumun tüm kesimlerinin iradesine dayalı yürütülmesi gerekmektedir. Bizler bir arada, eşit, özgür ve kardeşçe yaşayacağımız bir düzeni kurmak; kalıcı ve onurlu barış için mücadelemizi sürdüreceğiz.” Dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir